Aşağıya doğru keşfedin
Her şey 2500 metrede başlar. Sislerin arasında, endemik çiçeklerle beslenen koyunların saf sütü. Burası, doğanın kirlenmediği, organik yaşamın kaynağıdır.
Kimya yok, biyoloji var. Atalarımızdan kalan yöntemle, sadece doğal şirden mayası kullanılır. Süt, kendi özüne sadık kalarak, yavaşça peynire dönüşür.
Bakır kazanlarda el ile ufalanan teleme, Erzincan'ın dağlarından çıkan doğal Kemah tuzuyla buluşur. Tuz, peyniri koruyan tek zırhtır.
En zorlu aşama. Peynir, deri tulumlara veya bidonlara "sıfır hava" kalacak şekilde, büyük bir güçle basılır. Bu sıkıştırma, lezzetin içeride demlenmesini sağlar.
Ve sessizlik. Peynirler serin mağaralarda veya depolarda aylarca uyur. Zaman geçtikçe sertleşir, keskinleşir ve o eşsiz aromasına kavuşur.